• Ufuk Derneği - Makedonya

  • Ufuk Derneği - Makedonya

  • Ufuk Derneği - Makedonya

  • Ufuk Derneği - Makedonya

888 poker review

Bu ülkede Türk’ler var mı? Türk gençleri var mı? Evet var, bu ülkedeki herkes bunu biliyor. Peki ama nasıl varlar ve bu ülkedeki herkes bunu nasıl biliyor, yani bizi nasıl biliyor ve görüyor? Nasıl ki bizim bu ülkede yaşayan her millet için belirli bir görüşümüz var, nasıl ki onların iyi mi kötü mü, başarılı mı başarısız mı olduğunu biliyorsak, onlar da bizim için aynı şeyleri biliyor. Peki ama ne biliyorlar? Acaba biz bu ülkedeki profilimizi gerektiği gibi çizmişmiyiz? Onlar bizi gerektiği gibi tanıyorlar mı? Çok soru sordum şu ana kadar ama bu sorular bizim, hepimizin kendi kendimize sormamız gereken sorular. Biz burada varız ama yokmuşuz gibi davranabiliyoruz. Çorbada tuzumuz olsun misali bir sürü sebzenin kaynadığı kazana benzettiğim bu ülkede biz de varız. Çorbada bir sürü sebze olsa bile, birinin tadı en ağır basar, onu damağımızda en çok hissederiz, diğerleri katkıda bulunur sadece... Ama baharatlar da katılır içine, işte ozaman herşeyin tadı değişir. Küçük şeylerdir bunlar, az miktarda konulurlar ama önemlidirler, dediğim gibi herşeyin tadını bir anda güzelleştirebilirler.

Bizim, bu ülkede baharat olmamızı tercih ederdim, katkıda bulunan bir sürü sebzeden biri değil. Biz malesef ki bu ülkede azınlık olarak geçen bir milletiz. Sayımız az ama gücümüz çok demek isterdim ama malesef ki gücümüz de az. Peki neden? Birlikten güç doğar... Biz bir miyiz, tek miyiz? Bilgili, başarılı, eğitimli bir birey toplumun bir parçasıysa o toplum güçlüdür, sağlamdır, kalitelidir... Biz öyle miyiz? Olmamızı çok isterdim doğrusu, bunu başarabilmemizi, ama burada bir avuç Türk olduğumuz halde ikiye yada üçe-beşe bölunmemiz çok anlamsız. Sonuçta biz aynıyız ve amaçlarımız da görüşlerimizde çıkarlarımızda aynı olmalı. Zaten aynı ama bunu göremiyoruz. Çünkü bize güç vaadeden koca kafaların himayesi altında hem gözümüz, hem beynimiz devre dışı brakılıyor. Ama herkes bölünmüş biz de bölünelim, biz de bizden güçlü olanların gölgesine sığınalım, kendimizi ve birbirimizi koruma becerimiz olmadığından, başkaları bizi korusun değil mi? Seni kim koruyacak arkadaş? Kimin yanında olursan kendini güvende hissedeceksin? Ancak kendi kardeşinin kendi soydaşının yanında...

Bir olup ortak birşeyler yapmaya kalkışsak, herkesin yürüdüğü yoldan yürümeyip de kendi yolumuzu çizsek ne kadar daha başarılı oluruz hiç düşündünüz mü? O zaman Türk olduğunu söylemekten korkan gençler de olmaz, bundan utananlar da, üzülenler de olmaz. Ben varım der, ben güçlüyüm ben başarılıyım der ve herşeye göğüs gerer. Ama uzun zamandır böyle bir genç görmedim... Çünkü biz kendini unutmuş ve kaybetmiş birer genç vücut, kafasız kurbağalar gibi sadece eli kolu hareket eden küçük birer hayvan gibiyiz. Küçük düşünmekten, sadece düz yönde yürümekten, herşeye ‘boşver be’ demekten, içi kurumuş beyinlere sahip birer vucut gibiyiz. Ne söyleneni anlayarak dinliyoruz, ne yazılanı dikkatle okuyoruz, ne öğretileni sonsuza dek unutmuyoruz. Sadece gidilmiş olsun diye gidilen fakülteler, sadece geçilmiş olsun diye geçilen dersler, sadece alınmış olsun diye alınmış diplomalar derken, sadece yaşamış olsun diye yaşamış bir millet, bir gençlik olacağız. Ne acı değil mi?

Elini taşın altına koyan kimse yok... Sadece menfaat peşinde, belki de koltuk peşinde başkalarının arkasından kuyruk gibi koşan, eli kolu zincirlenmiş kölelere benzeyen gençler var. Başkalarının arkasından koşacağın yerde beynini kullanıp, kaliteli bir birey olmaya çalışsan ve birşeyleri değiştirmeyi en azından düşünsen ne olur? Pardon ama, eğer kaliten yoksa hiçbir parti seni öyle biri yapamaz ve ömrünün sonuna dek koltuğu olan ama beyni olmayan bir kukla olursun.

Kendine bir hedef koy, bir amacın olsun, hayata bir bakış açın, bir yaşam tarzın, her konuyla ilgili belli bir görüşün olsun. Başkalarının senin yerine düşünmesini bekleme, sen düşün, sen becer, sen yap. Böyle ol, böyle olalım, böyle varolalım ve böyle yürüyüp böyle başaralım. Bizi hissetsinler, bizi görsünler, duysunlar ve yüzyıllar önce nasıl biliyorduysalar öyle bilsinler.



joomplu:186