Makedonya Türkleri bugün belki de en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Makedonya’nın bağımsızlığından bu yana 1990 yılından sonra, Makedonya’da Türk gibi yaşama mücadelesi verilmiştir, bu mücadele bazen kurumlarımız çerçevesinde bazen de bireysel olmuştur. Burada saygıyla Yücelcileri anmadan geçemeyeceğim. Onlar Türk milleti uğrunda canlarını feda edenlerdir, saygıyla eğileceğimiz kişilerdir. Geçmişte büyük göçler yaşanmış olsa da zamanla birlik ve beraberliğimizi koruyup kendimizi toparlayabildik ve bugün Makedonya Cumhuriyeti’nin Makedon ve Arnavutlardan sonra üçüncü etnik grubu konumundayız. Zamanın Yugoslavya’sı Türklerden çok rahatsız olmuş olacak ki Türklerin bu topraklardan göç etmesini tetiklemiş ve bunu başarmıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye’yle yapılan bir dizi anlaşmalar (göç anlaşmaları) sonucunda ve halkın üzerinde oynanan oyunlar sayesinde on binlerce Makedonyalı Türk vatan belledikleri ata topraklarından göç etmek zorunda kalmıştır. Oynanan oyunlardan en tehlikelisi de Makedonya Türkleri içinden seçilen ve başına geçirilmesi istenen (bölgesel ve genel) kukla liderler ve sözde aydın kişiler sayesinde olmuştur. Bu bireyler Türk milletinin bir ferdi olma hissini kaybetmiş olacaklar ki, mensubu oldukları milletin zararına ve kendi menfaati uğrunda devletin Türkleri göç ettirme ve bölme politikasına alet olmuşlardır ya da kendini bilmez, değersiz ve ne yaptığının farkında olmayan bireylerdirler. Genelde bu bireyler karaktersiz, menfaati uğrunda her şeyini satabilen, halkına ihanet edebilecek kişilik taşıyanlardır.

Çok iyi bilinmektedir ki bir millete karşı dışarıdan yabancılar müdahale eder ve zarar vermek isterse o millet birleşir ve kendini savunmaya hazırlar ama o milletin içinden kukla liderler ve sözde aydınlar olacak bireyler seçilip onlar o milleti yönetme konumuna gelirse, o zaman milletin büyük bir bölümü durumun farkında olmayabilir ve her şeyin yolunda olduğunu sandığı bir anda aslında çok şeyleri kaybettiğini fark eder. O zamanda kendini kurtarma çabasına başlar ama iş işten geçmiş olabilir ve geri dönüşümü olmayan bir yola girilmiş olabilir. Ağaçları çok olan bir orman düşünün. Eğer onun içinde bütün ağaçlar birlik olmuşsa o zaman onları kesmek isteyen baltanın sapı ağaçları keserken çabuk kırılır çünkü ağaçlar birliktir ve güçlü bir şekilde direnirler ama eğer baltanın sapı oradaki ağaçlardan yapılmışsa o zaman o sap ağaçların zayıf yönlerini bilir ve kolayca ağaçların tümü baltayla kesilebilir. Tıpkı Makedonya Türkleri içinde seçilen sahte, kukla lider ve aydınlar gibi… Geçmişin ne önemi var diyecek bazılarımız, bu işler geçmişte kalmış diyebilirler ama bence tarih her zaman ibret almamız gereken bir şeydir.

Maalesef  bugün aynı şeyleri yaşadığımızı görebiliriz belli ki Türk nüfusunun Yugoslavya döneminde göç vermesi yetmemiş. Birileri bu göçün devamını ya da Türklerin asimile olmalarını, bölünmelerini veya başka yollarla Türk nüfusunun azalmasını istiyor ve oyunlar devam etmekte. Birileri tarafından kendi çıkarları uğrunda oyunlar devam ettiriliyor. Makedonya Türklerinin içinden halkın zararına çalışacak aydınlar yetiştiriliyor. Günümüzde bu sahte aydınlar kurumlarımızı elle geçirmiş veya içlerinde önemli pozisyonlarda yer almışlardır. Onlardan istenilen yönde çalışmalara devam etmektedirler ya da menfaatleri doğrultusunda çalışmaktalar. Bu kişilerin birçoğunu halk tanısa da onlara yeterli tepkiyi ve karşı duruşu koyamamakta. Halkın karşıtlığının azalma sebebi de bu kişilerin bazılarının Türkiye tarafından da desteklenmelerinden gelebilir. Konu Türkiye olduğunda her zaman durum değişir çünkü Türkiye bizim her şeyimizdir. Ne var ki son yıllarda Makedonya’da yanlış kişilerin arkasında durmakta ve onları desteklemektedir. Bu durum herhâlde bu kişileri tanımamaktan gelmektedir.

Bu sözde Türk halkını temsil eden kişiler aslında hiçbir zaman Türk halkını temsil etmemişlerdir. Bunu geçmişlerini biraz araştırırsak kolayca görebiliriz. Türk halkına hizmet etmek yerine bu sorumluluktan kaçmakta ve bu görevi üstlenmemekteler. Onlar başka kişilere ve şahsi menfaatlerine hizmet ediyorlar. Yaşanılan sorunlardan habersiz kalmak istemekteler ve sorunları çözme gayreti içinde bile bulunmamaktalar. Sorunların üstlerinden geçip giderler, zaten çözüm yollarını da bilmemekteler. Böyle aydınların ve kukla liderlerin halkı temsil etmesinin zararları çok yönlü ve fazla olmaktadır. Yaşanan sorunlar ve ekonomik sıkıntılar yüzünden Türk halkı asimilasyon politikaları karşısında yenik düşmüştür. Eğitim, kültür, hakça temsil vb. alanlarda sıkıntılar yaşayan Türk halkının diğer etnik grupların bu alanlarda büyük ilerlemede olması milleti kendi kendinden uzaklaştırmaktadır.

Durum oldukça vahimdir. Çözümün de bizden geleceğinden hiç şüphemiz olmasın. Türk milleti Balkanlar’da binlerce yıl önce vardı ve var olmaya devam edecektir. Kurumlarımız iyi organizasyon yapıp kurallara uygun çalışmaya başladıkları anda ve gerçek aydınların Türk halkının başına geçtiği zaman Türklük davası ve mücadele yeniden ve daha güçlü bir şekilde alevlenir. O zaman da onurlu bir millet olarak bu topraklarda diğer etnik topluluklarla eşit haklara sahip oluruz.

Yaşadığımız zamanda Türk topluluğunu bölme çalışmaları hız kesmemekte, bir yandan parti ve dernekler, diğer yandan da bazı mevkiler, içimizdeki bazı küçük farkları göze alıp Türk halkından olan kişilere yeni bir kimlik vermek peşindeler. Bunları bırakın bölge bölge bölünme de vardır. Bu bölünme şimdi değil, çok eskilere dayanmakta. Sen Batı Makedonya Türkü, ben Doğu Makedonya, diğeri Üsküp ya da Gostivar Türküdür… Biz bir an önce bu bölünmeye son vermeliyiz aksi takdirde halkımız bazıları tarafından bu bölünmüşlük sayesinde kullanılmakta. Biz Doğulu, Batılı, Üsküplü, Gostivarlı değil biz Makedonya Türkleriyiz, Makedonya’nın neresinde bir Türk varsa o hepimizin kardeşidir. Bir Türk’ün sorunu varsa, burnu kanadıysa bu durum hepimizi ilgilendirmeli, yani beraber sevinelim beraber üzülelim diyorum.

Buradan Makedonya Türklerini duyarlı olmaya davet ediyorum. Her şehirde her köyde yaşayan Makedonya Türkünün sorunları vardır. Bazı yerde daha çok bazısında daha azdır. Fakat birileri bir bölgenin sorunlarını ele alıp bunların sayesinde kendilerine çıkar sağlamakta. Hemen kameraları alıp çekime başlamakta ve halkın bulunduğu zor durumdan istifade etmekte. Bir daha belirtmek isterim ki biz Makedonya Türkleri yardıma muhtaç değiliz, birkaç defada dağıtılacak yardımlar sayesinde hiçbir şey düzeltilemez. Bu sadece dönemlik bir şeydir. Onurlu ve gururlu bir milletin fertleriyiz. Yardım değil Makedonya Türkleri ekonomik durumlarının, eğitimin düzeltilmesini istiyor, kültürlerini rahatça yaşamak istiyor. Bu ülkenin eşit vatandaşı olmak istiyor, Osmanlı kültür mirasının korunmasını istiyor… Birileri sorunları çözecekse buradan başlamalıdırlar. Bir çuval un, zeytin, okul çantası, kırtasiye, burs ve başka, Makedonya Türklerinin sorunlarını çözmeyecektir. Bırakın yardım dağıtmayı insanımızı öyle durumlara koyuyorlar ki dağıttığı şeyler sanki babalarının bahçesinden geliyor, insanımızdan verdikleri yardımlar karşılığında bir şeyler istiyorlar. Derneklerde ya da partide üye olmaya zorluyorlar. Makedonya Türkleri çalışarak, kaliteli eğitim ve eğitim seviyesinin yükseltilmesiyle ilerleyecektir.

Makedonya Türkleri sahte aydınları ve kukla liderleri bellediği anda onların gerçek yüzlerini tanıdığı zaman bu değişimler olacaktır. Şu anda bu kişiler Türk halkı için en büyük tehlikedir, kendi menfaatleri doğrultusunda Türk halkına yapılacak hiçbir şeyi yapmaktan çekinmemekteler.

Makedonya Türk toplumunun sorunlarını ancak Makedonya Türkleri ve gerçek aydınları bilir. Bu sorunlara çözüm ancak Makedonya Türklerinin içinden gelecektir. Dışarıdan ve vatanımız Türkiye sayesinde sorunların çözülmesini bekleyemeyiz, beklememeliyiz. Türkiye, Makedonya Türklerinin gerçek aydınlarıyla iş birliği yapmalı, önce araştırıp gerçek aydın ve lider kişileri bulmalıdır. Bir an önce iyi bir organizasyon yapıp gerçek ve halkına bağlı aydınlarımız sayesinde haklarımızı almalıyız, birilerinin üzerimizden bundan sonra pay çıkarmasına izin vermemeliyiz.

Bunu nasıl mı yapacağız? Tabii ki ilk önce gerçek aydınlarımız tanıyacağız ve destekleyeceğiz. Üzerimizden kendilerine pay çıkarmak isteyen kukla liderleri ve sahte aydınların ise geçmişini araştırmamız yeterli. Bu adamlar içimizdeki çürük elmalardır, Makedonya’da Türk olarak yaşamak istiyorsak haklarımızı elde etmek istiyorsak huzur ve refah arıyorsak, bunları temizlemek şart olmuştur.