Uzun zaman geçti Dan Brown’dan bir romanı şerhetmeyeli. Bu defa yine en çok okunanlara yöneldim, yine dünyaca ünlü ve hayatta olan bir yazardan bahsetmek istiyorum. Ben bu adamın romanlarına âşığım dersem yeridir gerçekten. Aslında bu romanı hâlâ okuyorum. İlk defa bitmemiş bir romandan bahsetmek istiyorum. Kitabımın ayracı inanın hâlâ ortalarda dolanıyor. Hep merak ediyorum, roman nasıl bitecek diye. Uyurken ve uyanırken okumak benim hoşuma gidiyor. Çünkü artık okul bitti, otobüsle seyahat edip kitap okuyamıyorum. Gün boyunca da dışarıda oluyorum; önce iş, sonra arkadaşlarla daha çok görüşme fırsatı ve yavaş yavaş ilerliyorum.

Amherst Koleji ve Philips Exeter Akademisi’nden mezun olduktan sonra, eğitim alığı bu okullarda öğretmenlik yaptı; İngilizce öğretmenliği. 1996 yılında ilk romanı Dijital Kale'nin oluşmasında, şifre çözme, gizli hükümet örgütlerine merak gibi sebepler etkili oldu. Bu konularla örülü, bunlardan beslenen roman, yayımlanmasından hemen sonra Dan Brown bir anda elektronik kitap listelerinde bir numaraya yükseldi. Amerika Ulusal Güvenlik Teşkilatı'nı (NSA) konu alan roman sivil halkın mahremiyeti ile ulusal güvenlik arasındaki hassas durumu anlatıyordu.

Brown, teknoloji ve gerilim türündeki ikinci romanı İhanet Noktası'nda da politikada ahlak, güvenlik ve gizli teknoloji konularına yer verdi.

Dan Brown, ödüllü bir matematik profesörü ile ilahiyat müzisyeni bir annenin oğludur. Yazar, bilim ve din gibi paradoksal felsefelerin egemen olduğu bir ortamda büyüdü. Bu birbirini tamamlayıcı görüşlerden aldığı esinle ünlü romanı Melekler ve Şeytanlar'ı yazdı. Bu yapıt da bir İsviçre fizik laboratuarı ile Vatikan kenti arasında geçen, bilim ve din odaklı bir gerilim romanıdır. Brown, büyükbabasının da mason olduğunu pek çok programda açıklamıştır. Evlerinde garip önlükler ve beyaz eldivenler bulduğunu söylemiştir. Kayıp Sembol adlı romanını da bu yüzden yazdığı düşünülmektedir. Kitabın konusu da masonluktur. Ayrıca, 2003 yılında çıkardığı ve tüm dünyada satış rekorları kıran Da Vinci Şifresi kitabının da yazarıdır. Da Vinci Şifresi ile Melekler ve Şeytanlar kitaplarının filmi de çekilmiştir. Sanat tarihçisi ve ressam olan eşinin de araştırmalarına yardım ettiği ve eserlerine fon sağladığı belirtilmektedir.

Dan Brown’un romanlarını okuyan bilir, hep gerilim kokarlar. Her yeni sayfada olaylar neye gebe diye merak edersiniz. Sırasıyla ‘Da Vinçi Şifresi’, ‘Dijital Kale’, ‘Melekler ve Şeytanlar’ı okudum. Bu defa da ‘Point of Deception’ yani ‘İhanet Noktası’ diyorum. Rachel ve Michael’ın aşkını anlatan bir roman bu. Sadece o değil. Rachel Sexton’un babası senatör Sedgewick Sexton ve ondan nefret eden kızı Rachel Sexton’un hikâyesi bu. Sadece o da değil. Rachel Sexton ve ABD Başkanı Zach Herney’in ortaklaşa çalışarak başkanlık seçimlerinde aday olan Rachel’in babası Sedgewick Sexton’un karşı ortaklaşa çalışmasının hikâyesi bu. Sedgewick Sexton’un sağ kolu, yardımcısı ve kazara bir geceliğine şeytana uyarak beraber olduğu yardımcısı Gabrielle Ashe ve ABD Başkanı Zach Herney’in Beyaz Saray’daki sağ kolu Barbara Tench’in hikâyesi bu. Amerikan’ın kuzey taraflarında buzulların üzerine 1700’lü yıllarda düşen meteorun hikâyesi bu. Aynı buzulda NASA’nın Habiküre merkezi kurup, meteorun içindeki hayatları incelemenin hikâyesi bu. Meteorun içinde bulunan gelişmiş çok hücreli fosil örnekleri, ister istemez NASA’nın da işin içerisine sokulmasıyla acaba sorularını kafamıza getiriyor. Acaba diğer gezegen sistemlerinde gelişmiş hayat türleri var mı? İşte bütün bunlar insanda ‘acaba’ mı dedirtiyor. Romanın tamamını yazmayacağım, merak konusu yaratabilen bir roman. Bu büyüyü bozmak istemem. O yüzden okumanızı tavsiye ediyorum. Dan Brown serisini bitirdim sayılmam. Allah izin verirse, bu romanından sonra son romanı olan ‘Kaybolan Semböl’ü okuyup şerh etmek isterim ve tabii ki de sizle paylaşmak… Dan Brown hakikaten gerilim nasıl yaratılır çok iyi biliyor. Bu kitap tastamam bunun en güzel örneği. Dan Brown, gerilim, entrika, aksiyon, şifreler, şaibeli olaylar ve bilimi eserlerinde çok iyi işleyebilen, kişi, olay ve mekanları hikayelerinde çok iyi örgü yaratabilen ustalıkta bir üstat bence. Huzurla okumanız dileğiyle...