Olmayanı hayal etmek imkânsızdır. Hayal edilebilen bir şeyin gerçekleşmeyeceğini kim söyleyebilir ki. Hayal edilebilen her şey, bir gün gerçekleşebilir. (Turgay Güler)

Turgay Güler'i ben bu roman sayesinde tanıdım. Öncelikle bir olasılık teorisini anlatan bu bilim kurgu romanının başlığı kime neyi çağrıştıracak. Öncelikle buradan başlayalım. Birkaç kişiye bu romanın kapağını gösterdiğimde, roman onlara Matrix'i çağrıştırdı. Kimilerinin aklına ilk olarak Hz. Mehdi geldi. Bu kitabı bana hediye eden arkadaşım da bu romanı okumadan bana verdiğinde sadece olayın özetini bildiğini söylemişti. Yıllardır böyle gerilim ve bilim kurgu üzerine birçok yabancı yazar okudum. Dan Brown, Robert Ludlum ve bazı romanlarıyla Stephen King. İlk defa Turgay Güler'in romanında şunu gördüm ki olasılık teorisiyle, bilim kurgu ve gerilim konularında bir roman beni bu kadar gerdi, farklı duygular hissetmemi sağladı, huzur verdi ve de ağlattı. Bu romanı kim nasıl duygular içinde okudu ya da okuyacak bilmiyorum ama ben şerha şerha, içinde İslam'ın gerçek gücünün cümlelerini buldum ve beni de etkileyen bu oldu. Özellikle yıllardır AB'ye girmeye çalışan Türkiye'nin AB'ye rest çekmesi karşısında İslam dünyasının milyarlarca para göndererek İslam kardeşlerine yardım edişinin hikâyesi çok iyi anlatılmış, resmi çok iyi çizilmiş. İşte tam da burada romanın 92. sayfasında anlatılan bu olay hem ağlamama sebep oldu hem de ara vermeme. Ben bu romanı iki solukta okudum. Birincisi 92. sayfaya kadar ikincisi de bir solukta 92. sayfadan son sayfasına kadar.

Sıfır yokluğu, bir varlığı simgeler. İki diye bir şey yoktur. İki birin gölgesidir. Gölge aslına tabidir.

Gelecekteki olasılıklar üzerinde duran yazar, dünyanın kurtarıcısı Mehdi olarak ta 2020 yılındaki Genelkurmay Başkanı Mehdi’yi gösteriyor. Deccal olarak da bütün bir ülkeyi gösteriyor. İlk başta ABD ama aslında ABD’yi parmağında oynatan ve zengin iş adamlarıyla ünlü lanetlenmiş halk Yahudileri yani İsrail’i gösteriyor. Şimdi bilmeyenler için önce şu konuda biraz bilgi verelim. Kıyamet gününde önce Hz. Mehdi gelecek, ardından dünyanın kurtarıcısı olarak Hz. İsa gelecek. Deccal ise tek gözlü dev olarak bilinir. Deccal kendisinin Allah olduğunu iddia edecek ve bana secde edin diyecek. Ama Hz. Mehdi ve İsa ona inanmayacaklar ve bu yüzden Hz. Mehdi dünyanın kurtarıcısı olarak kılıcını Deccal’ın gözüne batıracak. Bu yüzden Deccal tek gözlü kaldığı için tek gözlü canavar ismiyle bilinir. Hani bu konuda sadece bildiklerimi aktarmak için birkaç cümle yazdım. Ben konunun ehli değilim. Yanlış bildiklerim varsa da kendi bildiğim kadarıyla iletiyorum size. Yanlışım varsa bu konuda ehli olanlar bize her şekilde ulaşsınlar diyorum. Ama Kuran-ı Kerim’den anlatılarak, hadis-i şeriflerde yorumlanan kıyamet gününü anlamadan bu romanı okumayın bence. Özünü bilmeden olasılığı bilemez, anlayamazsın da.

Kitaptaki üçüncü dünya savaşı yani kıyamet öncesi Mehdi’nin Aya Sofya’da ezan okutması ve namazı başlatmasıyla ortaya çıkar. Romandan bu bölümü aktarmak istiyorum. Bu parçayı okurken tüylerim diken diken oluyor adeta.

Artık Saklı Kalan Her Şey Tartışılmalıydı.
"Vatan Bölünmez Bir Bütündür"

Yıllardır süren AB’ye girme telaşı yine devam ederken birliğin son talebi Ayasofya’nın tekrar kilise olarak kullanıma açılması olacaktı. Bu durumda yapılacak bir şey kalmıyordu. Tarih 19 Ağustos 2020. Dindarlar, komünistler, ateistler, namaz kılan, kılmayan, inanan, inanmayan herkes meydanı doldurmuştu. Çünkü bu onurlu bir başkaldırıydı. Dünyaya verilen büyük bir mesajdı. Altı asır sonra ilk kez Ayasofya Camii’nin minaresinden ezan okunacaktı.

Artık geri dönüş yoktu. Tüm dünya canlı yayında okunan ezanı dinlerken birileri düğmeye bastı. Yabancı sermaye Türkiye’den çekilme kararı aldı. Borsa kapandı. Yabancı bankalar Türkiye’deki şubelerini kapattılar. Avrupa ülkeleri dışişleri bakanları acilen bir araya gelip elçiliklerini kapattılar. Bunlar olurken diğer yandan da Ayasofya’nın ibadete kapatılması isteniyordu. Fener Rum Patriği Yunanistan’a kaçtı! Birçok Avrupalı Hristiyan milliyetçi sokaklara döküldü. Ayasofya cami olamazdı!

Bu romana dair çok şey söylenir ama sizleri merakta bırakmak istiyorum. Bu romanı okurken insanın cansız bir varlık olası bile geliyor. Hz. Musa’nın asası bile olabilirsiniz çünkü her şey o kadar güzel anlatılmış ki, imkânı yok, kurtarıcı Mehdi olarak kendinizi göremiyorsunuz Allah’a sığındığınızdan. Ama bir o kadar maneviyata yolculuk yapıyorsunuz.

Her şey gönlünüzce olsun. Bizden size selam olsun.